Siz hiç ipek böceği gördünüz mü?
Hits : 946
Bana kalırsa yaşamın en güzel yanı, istisnasız her olayın birer hikâyesinin olmasıdır. İlgi çeker ya da çekmez ama yaptığımız her işin, başımıza gelen her derdin ya da yaşanan sevinçlerin birer hikâyesi vardır.
Kimi ilgi çeker, belki farklıdır, beklenenin dışındadır, kendisini gösterecek kadar aleni ve kocaman yaşanmıştır. Belki ihtiyacımız vardır ya da birçok sebepten dolayı algılarımız olaylara açıktır.
Diyalektik denen olgu da aslında en basit tanımıyla etki-tepki ilkesiyle beraber hareket eder. Dünyanın en bozulmaz kardeşliğidir diyalektik ve etki-tepki kardeşliği.
İşte küçük hikâyeler de bu kardeşliğin içerisinde erir gider ama aynı zamanda bu kardeşlik sayesinde varlıklarını sürdürürler.
O hikâyeler ki alışılageldik olandır, bazen istenmeyendir, bazen görülse de kafa çevrilendir, korkulandır, umursanmayandır.
Birer damla suyun denizi oluşturmasıdır, su damlaları kim bilir nerelerden akmış gelmiş ve denizleri yaratmıştır. Bizler denizlerin hikâyesini dinleriz, damlaların değil. Ne tür zorluklarla ya da hangi dost meclisinde kaynamış çaydanlığın buharından geldiği değildir bizi ilgilendiren, denizin içindeki balığı tutup yemektir çoğu zaman.
İşte bu yüzden mutsuzdur insanlık, bu yüzden savaşır, bu yüzden yüzleri terk etmeyen tek ifade gülücük değil, hüzündür.
Hâlbuki Venezüella’nın köyünde bir çiftçi ile Vietnam’da bir çiftçi arasındaki tek fark hangi ürünü ektikleridir. Okuma bilmeyen insanlar için kitapta ne yazdığı, dayak yiyen kadınlar için tokadı hangi yanağına yediği, yüzyıllar önce çözüm bulunmuş hastalıklar yüzünden ölüm döşeğinde yatan insanlar için yarının ne getireceği farksızdır.
Hepsinin ortak noktası, hayatları boyunca üretmiş ve üretmeye devam edecek olmasıdır. Belki de kendi ürettikleri kadarına asla sahip olamayacaklardır. Çünkü onların fark edilmeyen hikâyeleri vardır. Çoğunlukturlar, alışıla gelmiştirler, “yapması gerek” insanıdır. “Yapmazsan yapacak adamı buluruz” denir onlara.
Peki ya bu farksızlık içerisindeki bu grup diyalektiğin bir kefesindeyse diğer kefesinde kim var? Siz hangi taraftasınız?
Eğer siz ipek böceği gördüyseniz, yerinizi kolaylıkla bulacaksınız. Onlarla ilişkimiz farkında olan – olmayan ilişkisidir. Hem de binlerce yıldır…
İpek böceğinin hikâyesi, kelebeğin 3 gün sonra öleceğini bile bile yumurtasını dut yaprakları üzerine bırakması ile başlar, tıpkı insan gibi. Doğan tırtıllar sürekli dut yaprağı yerler, tıpkı insan gibi bilgi biriktirirler. 6-7 defa gömlek değiştirir, öğrenerek önce bebeklikten çocukluğa, çocukluktan ergenliğe, oradan gençliğe ve yetişkinliğe geçer, karakterini oluşturur.
Ve iyice büyüdüğü, olgunlaştığı anda üretmeye başlar, önce kendi etrafını sonra kozasını ipekle örer, başka bir iş yapmadan hayatını üretmeye adar.
Ve üreterek sürdürdüğü hayatının sonunda, çıktığında sadece üç gün özgürce yaşayacağını bile bile kozasını yırtar, kelebek olur uçar yumurta yapar ve her canlı gibi o da ölür…
7 santimlik bir hayattır yaşadığı, dışarıda insanlar savaşır, açlık ve sömürü yaşanır, anayasalar değişir, sınırlar çizilir, insanlar kandırılır ama bunları yapanların hepsi o böceğin ürettiği ipeği kuşanmakta, sınıflarını, üstünlüklerini, kimliklerini 7 santimlik bir canlının emeğiyle göstermektedir.
Bilir ki yaşamın anayasası asla değişmeyecektir, üretmeyen insan demiri yiyemeyecektir. Üretmek için ise dut yaprağı yemeli yani bilgi toplamalı, biriktirmelidir.
Onların hikâyesi fark edilmeyendir. Onların hikâyesi Türkan Saylan’ın, Türkel Minibaş’ın, Çağdaş Yaşam’ın, Çağdaş Gençlik’in hikâyesidir. Lakin bir fark vardır, ipek böceği kendi hikâyesini fark ettirememişse de Çağdaş Yaşam ve Çağdaş Gençlik kendi hikâyesini fark ettirebilmiştir.
Kanıtı da şu anda elinizdedir. Fark edilmeyenlerin hikâyelerini tüm yurda fark ettiren Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Çağdaş Gençlik, denizi değil, onu oluşturan damlaları göstermiştir, çünkü sorun değil çözüm üretmiştir.
Ve bu dut yaprağından bir ısırık daha alırken, ÇYDD denizini oluşturan tüm damlalarla gurur duyuyorum, bir ipek böceği, bir damla su olarak giysiye ve suya ihtiyacı olan milyarlarca insanı düşünürken…
Çağlar Akay
ÇGMB Eski Genel Kolaylaştırıcısı



























